KONSTANTİN KURDOGLO GAGAUZ YAZARLAR BİRLİĞİ HAKKINDA: “BU BENİM UMUDUM VE ACIMDIR”

Modern Gagauz toplumunda Gagauz dilinin kullanım kapsamını genişletme yönünde güçlü bir eğilim vardır ve bu bir yandan dikkat çekicidir. Öte yandan dil sorunuyla hâlâ karşılaşmaya devam ediyoruz. Daha doğrusu, geçen yüzyılın ortalarında yerel genel eğitim kurumlarında Gagauz dilinin öğrenilmesine yönelik programın kısıtlanması ve ana dillerini konuşmayan birden fazla mezun neslin büyük hayata devam etmesi gerçeğinin sonuçlarıyla sadece edebi düzeyde değil, gündelik düzeyde bile.

Yaratıcı aydınların temsilcileri bu sorununların biriyle yakından ilişkilidir: Gagauz halkı, Gagauz kültürü ve gelenekleri hakkında yazan şairler, yazarlar, belgeselciler var, ancak bunun için Rus dilini kullandıkları için periyodik olarak sitemlerle karşılaşıyorlar. Görünüşe göre Gagauz Yazarlar Birliği’nin kurulması bu sorunu kısmen çözebilir ve yazarların hayatını kolaylaştırabilir, ancak dedikleri gibi bir şeyler ters gitti.

Bugünkü köşe yazımızın kahramanı, Gagauzya’da tanınmış bir kişi olan, bölgenin tarihine adanmış belgesel düzyazısıyla ünlü, tehcir, mülksüzleştirme, kıtlık, baskı ve terörle ilgili konular da dahil olmak üzere bir düzineden fazla kitap yayınlamış olan Konstantin Kurdoglo’dur. Gagauz halkının hayatındaki diğer karanlık sayfalar. Baurçu Lisesi’ndeki basit bir beden eğitimi öğretmeni için araştırma susuzluğunun ne kadar güçlü olduğu ortaya çıktı, böylece tüm boş zamanını, enerjisini ve neredeyse tüm kazancını kendi deyimiyle kutsal davaya adayabildi.

Şu anda Konstantin Kurdoglo, birkaç yıl önce oluşturulan Gagauzya Yazarlar Birliği’nin başkanıdır. Ona göre aslında bu Birlik özerklik tarihinde ilk olarak adlandırılamaz, çünkü ilki geçen yüzyılın 90’lı yıllarında yaratılmıştı, ancak hiçbir zaman kayıt sürecinden geçmedi ve resmi olarak tanınmadı.

“Şu anda kimseyi eleştirmek istemiyorum, kimseyi kırmak istemiyorum, belki Yazarlar Birliği’nin kendine has başarıları vardır ama ben şahsen son 20 yılda onun faaliyetlerine dair tek kelime duymadım. Bu tavrı anlamıyorum ve kabul etmek istemiyorum. O halde neden özerkliğe ihtiyaç duyduk, kendi profesyonel Yazarlar Birliğimiz bile yoksa neden özerkliğe başvurduk? Kurdoglo, Gagauzya hakkında yazan, geleneklerini ve kültürünü korumaya çalışan insanlar neden var?” diyor.

– Gagauz Yeri Yazarlar Birliği’nin kurulması gerektiği fikrine nasıl ulaştınız?

– Bu düşünce beni çok uzun süre rahatsız etti, sürekli düşündüm. Ancak uzun süre bundan şüphe ettim: Henüz böyle bir yazarlar derneğinin kurucusu olacak kadar olgunlaşmadığıma inanıyordum. Her zaman kendimden çok seçici ve talepkar oldum; bana her zaman pek çok tanınmış Gagauz yazarın seviyesine ulaşamadığım gibi geldi. Çalıştığım türde (belgesel ve gazetecilik) kendimi %100 başarılı olarak görüyorum. Ama orada durmadan her zaman gelişmenin, kendini aşmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Zaten 60 yaşının üzerindeyim, çok çalışıyorum, çok yazıyorum ve 10’dan fazla kitap yayınladım. Ben de resmi Yazarlar Birliği’nin ortaya çıkmasını bekliyordum ve ona katılacaktım. Ama zaman geçiyor ve ben daha gençleşmiyorum. Bir gün artık bekleyecek hiçbir şeyin kalmadığını fark ettim ve bunu kendim yapmak zorunda kaldım. Bu 2017 yılındaydı.

En başından beri bunun Gagauz dilinde yazan yazarlardan oluşan bir birlik olacağını hayal etmiştim ama gerçek şu ki şu anda buna pek hazır değiliz. Görüyorsunuz ki ben bile kitaplarımı Rusça yazıyorum. Ve bu sayede her yerde okunuyorlar – sadece Gagauzya’da değil, aynı zamanda Rusya, Ukrayna ve diğer Sovyet sonrası ülkelerde de. Milliyetçilerimize Gagauzlar hakkında insanların okuyabilmesi için Rusça yazmanın hiç yazmamaktan daha iyi olduğunu kanıtlamaktan yoruldum. Ben de eleştirilere maruz kalıyorum, ülkemin büyük bir vatansever olmasına rağmen Gagauzya’yı ve Gagauz halkını seviyorum ama Rusça yazdıklarımızın neden kınandığını anlamıyorum? Nihayetinde sonuç buna değer: Onlar artık bizi biliyorlar ve giderek daha fazlasını öğrenecekler!

– Oluşturduğunuz Birliğin temelinde hangi fikir yatıyor?

– Ana fikir ve hedefler, özgür edebi yaratıcılığın gelişmesi, folklor eserlerine dayalı farklı tarz ve türlerin kullanılması ve dünya edebiyatının en iyi örnekleri için koşullar yaratmaktır. Bireysel ve toplu eser koleksiyonlarının yayınlanmasında dernek üyelerine yardımcı olmak. Halkımızda milli benlik bilincini uyandırmak, edebi gelenekleri artırmak ve korumak.

Bunun yanı sıra başka hedefler de var: Türk dünyasının yaratıcı birlikleri, yayın organları, yazı işleri ofisleri ile yakın ilişkiler kurmak ve sürekli sürdürmek, Rusya Yazarlar Birliği ile bağlantılar kurmak. Yazarlarımızın ve şairlerimizin dünya edebiyat sürecine entegrasyonu, dünyanın her yerinden yazarlarla bağlantılar kurulması. Uzun vadede yabancı edebiyatın Gagauz diline, Gagauz edebiyatının da yabancı dile çevrilmesi.

– Bütün bunlar kulağa hoş geliyor ama kuruluşunuz için hangi pratik amaçları ve hedefleri belirliyorsunuz?

– Öncelikle gerekli tüm belgeleri tamamlayıp Birliğe kaydolduktan sonra kendi basılı yayınımızı kurmanın yanı sıra ihtiyaçlarımıza kaynak sağlamak için bir fon oluşturmayı düşündük. Özellikle Gagauzya’da yıllık edebiyat yarışmalarının planlanması ve gerçekleştirilmesi, yazarlarımızın uluslararası yarışmalara katılması için fona ihtiyaç duyulmaktadır.

Diğer pratik hedefler arasında şunlar yer almaktadır: yazarların çıkarlarını desteklemek ve korumak, çalışmalarının prestijini artırmak. Yaratıcı faaliyetlerinde danışmanlık, uzman ve organizasyonel yardım almak için koşullar yaratmak. Çeşitli konu ve türlerde konferanslar, toplantılar, edebiyat akşamları, kitap sergileri, edebiyat yarışmaları düzenlenmesi. Ve bunun sonucunda Gagauzya’da ve uluslararası düzeyde edebiyat ödüllerine aday gösterilmeye başlanması.

– Gagauz Yeri Yazarlar Birliği’nin bugün kaç üyesi var? Kurucu konseyde kimler var?

– Konseyde benim dışımda dört kişi daha var: Todur Marinoğlu, Alena Ergoglo, Galina Sirkeli ve Elena Mocanu. Bunlar Gagauzya’da modern Gagauz dili ve edebiyatının gelişmesi için çok şey yapmış ünlü kişilerdir. Derneğimizde toplam 15 kişi bulunuyor. Geçtiğimiz hafta Kongaz’da yapılan olağan kuruluş toplantısında Birliğe yeni üyeleri kabul ettik ve onlara törenle sertifikalarımızı takdim ettik.

– Karşılaştığınız zorluklardan ve sorunlardan bize bahsedin.

– Eğer bu işe bu kadar zaman, para ve kendi sağlığımı harcayacağımı en başından bilseydim muhtemelen geri çekilirdim. Bu süre zarfında iki kitabımı daha yayınlamayı tercih ederim; yeterince malzemem var ve üzerinde çalışacak bir şeyim var, sırf vakit kazanmak için! Bütün bu evrak işleri gerçekten sinirlerimi yıprattı. İdeolojik yoldaşlarımdan neredeyse hiç yardım almadım: Tüm belgeleri kendim hazırladım, her kağıt parçasını kendi cebimden ödedim, bu parayı aile bütçesinden aldım.

Bu tür çileler genellikle bir şeyler yaratma isteğini yok eder. Evrak işlerini tamamladıktan sonra, birkaç yıl boyunca en azından bir miktar ofis alanının bize tahsis edilmesini isteyemedim. Her yerde, her düzeydeki yetkiliye başvurdum, her yerde bir takım bahaneler vardı. Veya yer vermeye hazır olduklarını ancak kira ödemek zorunda olduğunu bildirdiler. Bunun için parayı nereden bulacağım, bu kamusal bir dava, bir kamu kuruluşu ve buna ihtiyacı olan tek kişi ben değilim? Yıllar geçtikçe, tüm kayıtlar için zaten binlerce lei bağışladım, bunun bedelini bana kim ödeyecek? Sonunda, en azından bir tür resmi “kayıt” yaptırmak için bu Birliği kendi ev adresimde kaydettirdim.

Ne zaman bir kurucu toplantı ya da yaratıcı bir toplantı düzenlememiz gerekse buluşacak bir yer ararız ama bunu her zaman evde yapamam. Kütüphaneler, müzeler ve bazen de eğitim kurumları tarafından kabul ediliyoruz.

Genel olarak, başlangıçta Gagauz Yazarları Birliği’nin ofisinin her zaman özerkliğin kültür başkenti olarak kabul edilen Çadır-Lunga’da olmasını istiyordum. Ama buraya kim gelecek? Bazıları uzakta, bazıları şehrin dışında, bazıları ise bazı nedenlerden dolayı sakıncalı. Şimdi bir gün yetkililerin bizi duyacağını ve en azından Komrat’ta bize yer sağlayacağını umut ediyorum.

– Tek sorun tesis eksikliği mi?

– Ne yazık ki hayır. Bana öyle geliyor ki kimse bizi görmüyor. Ne yetkililer ne de medya. Nata, Gagauzya’da Yazarlar Birliği’nin kurulduğunu ve hatta Gagauzya hakkında yazan yazarlar için yarışmalar düzenlediğimizi duydun mu? Duymadın. Bu arada, zaten her yıl bu tür birkaç yarışma düzenledik.

Bu yarışmalar aracılığıyla, gelecek vaat eden ve mevcut Gagauz yazarlarını gerçekten teşvik etmek istedim, böylece yaratma motivasyonuna sahip olsunlar, böylece gelişmek istesinler. Bu fikirle birçok kez kültür departmanına, çeşitli hükümet yetkililerine, hatta kişisel olarak eski vali Irina Vlah’a başvurdum, ancak girişimlerim hiçbir zaman duyulmadı veya desteklenmedi.

O zamandan beri ne değişti?

– Konstantin İvanoviç, son röportajımızdan bu yana bazı değişiklikler oldu ve Gagauz Yazarlar Birliği’nin dergisi nihayet yayınlandı ve hatta uluslararası düzeyde sunuldu.

– Evet, Tanrı’nın yardımıyla sonunda Gagauzya’da ünlü olmayı başardık. Gagauz Yazarlar Birliği’nin dergimiz şu anda okullarda, kolejlerde ve diğer eğitim kurumlarında büyük talep görüyor. Ayrıca komşu Ukrayna’ya, Gagauz köylerine, okullara, müzelere, kütüphanelere de birkaç numara gönderiyorum.

Geçtiğimiz yıl ve bu yıl, milletvekillerine, başkanlara vb. giderek defalarca yaptığım dilekçe ve açıklamalarım üzerine yürütme kurulu, Gagauz Yazarlar Birliği’nin edebiyat dergisi GAGAUZ YAZICILAR BİRLİİ’nin yayınlanması için fon ayırdı.

Geçtiğimiz yıl üç sayı yayımlandı. İcra komitesinin yanı sıra TÜRKSOY’daki Türk meslektaşlarımız da mali destek sağlayarak ilk sayının yayımlanmasına olanak sağladı.

Bu yıl yayın kurulu derginin 6 ve 7 numaralı iki sayısını daha yayımlayabildi. Bunlar üzerinde dil editörü Fedor Marinoglu, editör Ivanna Köksal, yayın kurulu üyeleri Irina Rişilyan, Alexandra Kristova ve Olga Ivoglo çalıştı. Derginin her sayısı mümkünse tarafımdan Gagauz halkımızın yaşadığı Rusya, Kanada, Almanya’ya tek nüsha olarak gönderilmektedir. Dergimizin büyük bir kısmını periyodik olarak Türkiye’ye, Türk dünyasına gönderiyoruz ve her sayının Komrat’ta, kütüphanelerde, Komrat Devlet Üniversitesi’nde ve özerk liselerde tanıtımını gerçekleştiriyoruz.

– Gelecekte fikirlerin hayata geçirilmesi konusunda ne gibi dilekleriniz var?

– Gagauz dilinin gelişmesi için sadece konuşmamızın yeterli olmadığını, bir şeyler yapmamız gerektiğini de hükümetimizin anlamasını istiyorum. Dergimizin yılda bir ya da iki değil, en az üç ya da dört sayı çıkmasını, böylece mümkün olduğu kadar çok sayıda çağdaş yazarın ve genç yeteneğin eserlerini yayınlama fırsatı bulmasını isterim. İki yıldır bu tür dilekçeler yazıyorum ve Başkan’a ve yürütme komitesine tahminler sunuyorum ama nafile. Ve dergiye geç fon sağlanıyor, genellikle yıl sonuna doğru. Yılın ilk yarısında, Nisan-Mayıs aylarında ve ardından ikinci – Ekim-Kasım aylarında 500 nüshalık bir tirajın yayınlanması gerekmektedir. Bunun için Şubat ayı başına kadar bütçeden Birliğin hesabına para aktarılması ve dergideki bilgilerin okullarda, kolejlerde ve diğer eğitim kurumlarında kullanılmak üzere zamanında teslim edilmesi gerekiyor.

Konstantin Kurdoglo ve yazdığı kitaplar

Foto: Konstantin Kurdoglo/Facebook

Yazar: Nata Çebotari. Çeviri: Güllü Karanfil

Больше новостей

Андрей Нэстасе о референдуме: «Он был задуман в личных интересах, но я поддержу его, потому что он нацелен на вектор развития Республики Молдова»

В программе “Политическая студия” Vocea Basarabiei адвокат и бывший вице-премьер Андрей Нэстасе заявил, что поддержит нынешний референдум, даже если считает, что он был инициирован нынешним

Read more >