“Burada rehineler gibi oturuyoruz.” Moldova’dan 3 kamyoncu Türkiye – Irak sınırında nasıl terk edildi?

Üç buçuk aydır onları, ülkeye girmelerine ve geri dönmelerine izin verilmeden sınırda tutuluyorlar. NM, herkesin sürücülere yardım etmeye çalıştığı ancak hiçbir şey çıkmadığı bu garip hikayeyi araltıtmağa çaba gösterdi.

“Burası Kürdistan, burada kimse sizi umursamaz”.

Onlar üç buçuk aydır kamyon kabinlerinde yaşıyorlar.

Türkiye-Irak sınırında mahsur kalan sürücülerden NM Leonid Doikov, “Yaz aylarında, 50 derecelik sıcaklık nedeniyle günde bir saatten fazla uyumak imkansızdı, yatak tamamen ıslaktı, kabin havasızdı.Sokakta sözde duşu alıyoruz, bir bidondan kendimize su döküyoruz ve bir kovada bir şeyler yıkıyoruz” dedi.

Onun dediğine göre, yolculuk için aldıkları küçük meblağlar çabucak tükendi.

Yakınlardaki Türk köylerinin sakinleri bazen onlara yiyecek ve su yardımında bulunuyor. Ayrıca, Leonid’in itirafına göre, siparişci onlara beslemek için bir miktar para gönderiyor.

Uzun mesafeli kamyon şoförü olarak on yıl boyunca çok şey olduğunu, ancak böyle bir şeyle ilk kez karşılaştığını kaydetti. Doikov’a göre, bir – iki hafta sınırda alıkonuldukları oldu, “ama Kürtler artık dördüncü aydır ki, onlara geçiş vermiyorlar. 

 “Her gün gümrük şefinin ve yerel polisin önünde kendimizi küçük düşürüyoruz. Burası Kürdistan ve burada kimse seni umursamaz. Evde birinin sizi bekliyor olması ya da hasta olmanızla hiç ilgilenmiyorlar”.

Leonid Doikov tarafından kaydedilen video:

“Biz burada rehineler gibi oturuyoruz “

Leonid Doikov’un anlattığına göre, çalıştığı şirket Moldova’dan Irak’a üç tank alkol teslimatı için bir sözleşme imzaladı. 15 Haziran’da kamyoncular İbrahim-Khalil gümrük noktasına ulaştı ancak o zamandan beri araçlar yerinden kıpırdamadı. Leonid, ülkeye mal ithalatı için belgeleri alamayan siparişcinin hatası nedeniyle tankların geçişine izin verilmediğinden şüpheleniyor.

“Siparişci, gümrük temsilcisi (broker) Irak’ta bulunan bir Amerikan firmasıdır. Nakliye şirketi de (Zernoff) bize sürekli masallar anlatmakta. Biz ise burada rehineler gibi oturuyoruz.

Paralı insanlar kendi sorunlarını çözerken, tekerlekli bir depo rolünü oynuyoruz ” diye şikayet etti Leonid.

Gazetecilerle konuşmayı sadece o kabul etti. Ortaklarından ikisi zaten umudlarını kaybetmişler. Evde eşleri ve çocukları onları bekliyor. Akrabalar onlara yardım etmeye çalışsalar da faydası olmadı.

Leonid Doikov’un eşi Albina, oğluyla birlikte Türkiye’deki Moldova konsolosluğuna mektuplar yazdığını, Gagauz Yeri (onlar orada ikamet ediyorlar) yetkililerinden yardım istediğini, hatta yerel medyadan bu durumu yazmasını istediğini söyledi. Ama bu hiçbir şeyi değiştirmedi.

“Bir insan bir yerden ayrıldığında, ne zaman döneceğini bilir. Bizim ise kocalarımızın ne zaman döneceğine dair hiçbir fikrimiz yok: altı ay, bir ya da iki yıl sonra. Her gün “Bugün gideceksin” ya da “İki saat sonra Türkiye’ye geçebileceksiniz” deniyor. Geçen gün, bir hafta daha beklememizi söylediler” dedi Albina Doikova.

“Duruma doğrudan müdahile etme imkanımız yok.”

 Zernoff’un kalkınma Direktörü Alexander Avanesyan, bu alkol sevkiyatlarının sıradan olduğunu, diğerlerinden farklı olmadığını, söyledi.

«Müşteri [Amerikan şirketi] bu araçla Irak’a alkol taşıyan ilk kişi değil. Alkolü yerinde sattık ve mallar fabrikadan ayrıldığı anda mülkiyet hakkı müşteriye geçti. Ulaşım müşteri tarafından kiralandı ve ödendi, bu nedenle durumu doğrudan müdahile etme imkanımız yok» dedi Avanesyan.

Onun sözlerine göre, müşteri şirketi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Şimdi ithalat için yeni belgeler hazırlıyor, aynı zamanda sürücülere mahsur kaldıkları için bir ücret ödüyor.

«Sürücülerin karşılaştığı zorlukları anlıyoruz, bu yüzden onları kurtarmak için her türlü çabayı gösterdik ve sonuç olarak çıkış izni aldık. Şu anda bu iznine sahipler. Ancak yüklü kamyon gümrükte kalacak ve bunun üzerinde hala çalışılacaktır ” dedi Avanesyan.

«Belki bu olaya avukatları çekmek zorunda kalacağız»

Yabancı bir ülkede yüklü araçları bırakmak  bir çıkış yolu değildir, bir Amerikan şirketi tarafından Zernoff’tan satın alınan üç alkol tankını taşıyan Volan Autotrans nakliye şirketinin sahibi olan Peter Kairyak’ın NM ile yaptığı röportajda yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Kayrak, Irak tarafının sürücülere arabasız çıkmalarına izin vermediğini, «alıcı komutu olmadığı için arabaların geçmesine izin verilmediğini» söyledi. Avanesyan gibi Kayrak ta, alkol satın alan Amerikan şirketinin malı gümrükleme konusunda sorun yaşadığını söyledi.

«Bu sorunun çözümü her zaman gecikiyor. Sürücüleri ve yükü Zernoff’a iade etmeye çalıştık ama boşuna. Müşteriyle sözleşmeyi feshetmek için avukatları sürece dahil etmek zorunda kalabilirsiniz” dedi Kayrak.

Onun sözlerine göre, en kısa zamanda Amerikan şirketi yükü gümrükleme meselesini çözmez ise, Kayrak’ın firması ” sürücüleri ve arabaları çıkarmayı” deneyecektir.

NM, sürücü akrabalarının mektuplarının oraya gelip gelmediğini görmek için Dışişleri ve Avrupa Entegrasyon Bakanlığı’ndan (Dışişleri Bakanlığı) bir talepte bulundu. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Daniel Vode, Eylül ayı sonunda “Dışişleri Bakanlığı, Moldova vatandaşları hakkında resmi işlerden geçerek Türk-Irak sınırına giden bilgileri aldığını” söyledi. Konuyu Bakanlık konsolosluk işleri dairesine ilettiklerini, şoförlerle doğrudan temas kurduklarını ve uzman konsolosluk yardımının sağlanması konusunu tartıştıklarını ifade etti.